5N1K
Kim?
Uyandıktan sonra ya da yatmadan önce, aynanın karşısında, kimsenin görmediği on dakika. gösteriş değil, mecburiyet değil; sadece kendin için ayırdığın küçük bir an. kendine bakmak aslında bu.
Oysa kimse şunu sormuyor; cildini onaran bir şey, baktığında seni mutlu da edemez mi, işe yaramak ve ruhunu beslemek ne zaman ayrı düştü ki?
Cilt zaten öyle çalışmıyor, bir derdin varsa yanında üç tane daha gelir. yağ, gözenek, sivilce, lekeler, hepsi bir arada. çoğu ürün birine bakar, ötekini görmezden gelir. biz hepsine birden baktık. ama güçlü içerikleri üst üste yığıp cildi yıpratarak değil, onararak. Sorunu çözerken bariyerini güçlendiren, alanın en iyi kimyager ve dermatologlarıyla aylarca çalışılmış formüller yarattık.
Sonra bütün bunları kendi sanat dünyamızla tamamladık. Çünkü kendine bakmak, baktığında mutlu olduğun bir şeyle olmalı, işin yarısı bu.
Cildine de, keyfine de iyi gelen. o on dakikayı biraz daha senin gibi yapan.
Ne?
Hepsinin bir adı var:
+Always Repairing. çok aktifli ama hep onaran formüller. tek bir içeriğe yaslanmaz; beş altı aktif, birbirini destekleyecek şekilde bir arada çalışır. güçlü içerik, cildi yormak demek değil biz de tam böyle yaptık.
Nerede?
İstanbul'da. iki kıtanın, birçok kültürün arasında. ilhamı Asya'dan, estetiği Batı'dan; ikisini de burda harmanladık. "Made in İstanbul" bizde bir etiket değil DNA'mız nereden baktığımız.
Neden?
Çünkü kendine bakmak ne bir yarış ne de bir gösteri. kimseye ispatlaman gereken bir şey değil sadece kendine iyi gelmen. KIMAŌ bunun için var. Gerisi sende.
Ne zaman?
Şimdi. artık ne sürdüğünü bilmek, az ama doğrusunu seçmek bir tavır. on iki adımlı rutinlerin, sonu gelmeyen "şunu da al" listelerinin büyüsü çoktan bozuldu. İşte KIMAŌ da tam bu aralıkta doğdu.
Nasıl?
Her formül yıllarca süren bir tutkunun aylarca süren bir Ar-Ge'nin sonucu. Senin cildine en iyi geleni bulmak için içerikleri ve oranları tekrar tekrar denedik, test ettik, işe yaramayanı eledik. Elindeki o şişeye gelene kadar çok yol var ve "idare eder" bizim için hiç bir zaman yeterli değildi.
Kim?
Uyandıktan sonra ya da yatmadan önce, aynanın karşısında, kimsenin görmediği on dakika. gösteriş değil, mecburiyet değil; sadece kendin için ayırdığın küçük bir an. kendine bakmak aslında bu.
Oysa kimse şunu sormuyor; cildini onaran bir şey, baktığında seni mutlu da edemez mi, işe yaramak ve ruhunu beslemek ne zaman ayrı düştü ki?
Cilt zaten öyle çalışmıyor, bir derdin varsa yanında üç tane daha gelir. yağ, gözenek, sivilce, lekeler, hepsi bir arada. çoğu ürün birine bakar, ötekini görmezden gelir. biz hepsine birden baktık. ama güçlü içerikleri üst üste yığıp cildi yıpratarak değil, onararak. Sorunu çözerken bariyerini güçlendiren, alanın en iyi kimyager ve dermatologlarıyla aylarca çalışılmış formüller yarattık.
Sonra bütün bunları kendi sanat dünyamızla tamamladık. Çünkü kendine bakmak, baktığında mutlu olduğun bir şeyle olmalı, işin yarısı bu.
Cildine de, keyfine de iyi gelen. o on dakikayı biraz daha senin gibi yapan.
Ne?
Hepsinin bir adı var:
+Always Repairing. çok aktifli ama hep onaran formüller. tek bir içeriğe yaslanmaz; beş altı aktif, birbirini destekleyecek şekilde bir arada çalışır. güçlü içerik, cildi yormak demek değil biz de tam böyle yaptık.
Nerede?
İstanbul'da. iki kıtanın, birçok kültürün arasında. ilhamı Asya'dan, estetiği Batı'dan; ikisini de burda harmanladık. "Made in İstanbul" bizde bir etiket değil DNA'mız nereden baktığımız.
Neden?
Çünkü kendine bakmak ne bir yarış ne de bir gösteri. kimseye ispatlaman gereken bir şey değil sadece kendine iyi gelmen. KIMAŌ bunun için var. Gerisi sende.
Ne zaman?
Şimdi. artık ne sürdüğünü bilmek, az ama doğrusunu seçmek bir tavır. on iki adımlı rutinlerin, sonu gelmeyen "şunu da al" listelerinin büyüsü çoktan bozuldu. İşte KIMAŌ da tam bu aralıkta doğdu.
Nasıl?
Her formül yıllarca süren bir tutkunun aylarca süren bir Ar-Ge'nin sonucu. Senin cildine en iyi geleni bulmak için içerikleri ve oranları tekrar tekrar denedik, test ettik, işe yaramayanı eledik. Elindeki o şişeye gelene kadar çok yol var ve "idare eder" bizim için hiç bir zaman yeterli değildi.